|
DEPREM ZARARLARININ AZALTILMASI VE ZEMİN ARAŞTIRMALARI KAPSAMINDA BURSA’DA JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ
Güngör ARMUTLU,Jeofizik Mühendisi
1.GİRİŞ
Kentimiz 1. derece deprem kuşağında yer almakta olup günümüze kadar pek çok kez depremler yaşamış ve yıkıma uğramıştır.Yanlış yer seçimleri,yeterli ve/veya hiç mühendislik hizmeti almadan inşa edilen yapılar meydana gelen depremlerle ortaya acı tablolar çıkarmaktadır.
Deprem dinamik yani hareketli bir doğa olaydır.Dolayısıyla zemini de dinamik yöntemleri içerisine alacak şekilde dinamik özellikler açısından zemin araştırmaları bütünlüğü içerisinde incelemek çok önemlidir.Yapılarımızın zemin parametreleriyle uyumlu ve sürekliliğinin sağlanması için yatay deprem yüklerine karşı koyacak şekilde inşası yapı güvenliği açısından gereklidir.Özellikle yapıya gelebilecek yanal yüklere karşı zeminin tepkisi kestirilip yapının zemin etkileri göz önünde bulundurularak yapılması ve deprem sonucu oluşabilecek hasarların minimuma indirilmesi jeofizik çalışmaların önemini ortaya koymaktadır.Konuyla ilgili çarpıcı örnekler Kocaeli ili Saraybahçe ve Tavşancıl Belediyeleri sınırları içersisinde yer almakta olup bu kapsamda yapılan zemin etüt projeleri sonucu hasarlı yapı olmamıştır.
2.ZEMİN ÖZELLİKLERİ VE PARAMETRELERİ
Zeminlerin fiziksel ve yapısal özelliklerinden biri veya birkaçı depremin yer hareketlerinin davranışını (sismik hızlarını),peryodunu,ivmesini,süresini ve hasar derecesini belirleyen ve etkileyen zemin araştırma projesinde jeofizik mühendisleri tarafından saptanabilen önemli parametrelerdir.Bu parametreler;
1-Sismik Kayma Dalgası Vs ve Sıkışma Dalgası Vp
Zemin Hakim Periyodunu,Sıkılığı,Elastik Parametreleri,deprem şiddet arttırma özelliklerini belirlemek için,
2-(TB – TAZemin İvme Spektrum Katsayıları
Deprem yükü azaltma katsayısı saptanması için,
3-Zemin Hakim Peryodu
Zeminin peryodu ile yapının peryodunun rezonansa girmemesi için,
4-Olası bir depremde zeminde oluşabilecek deprem ivmesi,
5-Zemin Emniyet Gerilmesi
Zemin deformasyonunu önlemek ve yatay deprem yükünü optimum seviyede tutmak için,
6-Yeraltı suyu seviyesi
7-Dinamik Elastik Parametreler (Kayma ve Elastisite Modülleri,poisson oranı)
Zeminin makaslanma,katılık,gözeneklilik-suya doygunluk ve dinamik deformasyona,oturmaya karşı direncinin tespiti için,
8-Yerel Zemin Sınıflaması
9-Deprem şiddetini arttıran fiziksel özellikler
-Zemin sıvılaşma potansiyeli
-Zemin oturması,
-Deprem şiddet artış katsayısı,
-Deprem şiddetini arttıran yapısal özellikler,
10-İmara açılacak bölgeler ile geniş alanların sismik mikro bölgelendirme haritalarının hazırlanması (Yer seçimleri için)
Bu unsurlar deprem bölgelerinde hasarların en aza indirilmesi için yürütülecek zemin araştırmalarıma çalışmalarında büyük önem taşımaktadır.
3.BURSA’DA ZEMİN ETÜT UYGULAMALARI
Yukarıdaki bilgilerden sonra kentimizdeki jeofizik mühendisliği çalışmaları ile bilgili bilgileri de paylaşmak gerekmektedir.TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Balıkesir,Çanakkale ve Bursa illerini kapsayan yaklaşık 150 jeofizik mühendisinden oluşan örgütlü yapısı söz konusudur.Güney Marmara bölgesinde gerek kamu gerekse serbest çalışarak zemin araştırmalarından madenciliğe,yer altı suları aranmasından jeotermal çalışmalara kadar bir çok konuda ekonomiye katkı sağlayacak projelerde yer almaktadırlar.
Kentimiz 17 ağustos ve 12 kasım 1999 depremlerinden sonra özellikle zemin araştırma mühendislik hizmetleriyle jeofizik mühendisleriyle tanışmıştır.2000-2008 yılları arasındaki dokuz yıl boyunca Bursa’nın tüm yerel yönetimleri sınırları içerisinde yapılan onbinlerce zemin araştırma etütlerinin sadece 2583 tanesi jeofizik çalışma içermektedir.Yani yılda 250 ile 300 arasında jeofizik çalışma üretilmektedir.Bu sayılar bir dışlanmışlığın göstergesidir.Kriz yılı olan 2008 yılını hariç tutup 2007 yılı Bursa Jeofizik zemin etüt istatistiklerini incelediğimizde;
1-Büyükşehir sınırları dahil bir çok yerel yönetim bölgesinde benzer zemin koşulları olmasına rağmen zemin etütlerinde bir bütünlük söz konusu değildir,
2-Heyelan, yüksek yapılar,ulaşım gibi bir çok çalışmada jeofizik uygulamalar yapılmamakta veya sınırlı olarak yapılmaktadır.
|
BELEDİYELER |
2007 YILI JEOFİZİK ZEMİN ARAŞTIRMA SAYISI (Adet) |
|
GÜRSU |
184 (%71) |
|
OSMANGAZİ |
26 (%10) |
|
NİLÜFER |
16 (% 6 ) |
|
YILDIRIM |
9 (% 3 ) |
|
MUDANYA |
3 |
|
GEMLİK |
6 |
|
KESTEL |
8 |
|
BÜYÜKŞEHİR DİĞER |
7 |
|
BÜYÜKŞEHİR TOPLAMI |
259 |
Tablo:1
3-Tablo 1 irdelendiğinde üç büyük merkez ilçeye sahip olan Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde 2007 yılı içerisinde yapılan binlerce zemin etüt çalışmalarının yaklaşık %5’i olan sadece toplam 259 jeofizik çalışma içermektedir.Bu sayının 51 adedi maalesef Osmangazi,Yıldırım,Nilüfer belediye sınırları içerisinde olup tüm çalışmaların %71’ (184 adet) Gürsu ilçesinde yapılmıştır.Buradan çıkan sonuç Bursa da aynı-benzer yerel zemin koşullarına sahip birçok yerleşim alanı söz konusu iken sanki Gürsu aynı zemin yapısı ve diğer özellikleriyle farklı bir yere oturtulmaktadır.
|
BÜYÜKŞEHİR DIŞI BELEDİYELER |
2007 YILI JEOFİZİK ZEMİN ARAŞTIRMA SAYISI (Adet)) |
|
İNEGÖL |
0 |
|
M.KEMALPAŞA |
2 |
|
YENİŞEHİR |
5 |
|
ORHANGAZİ |
2 |
|
İZNİK |
1 |
|
DİĞER |
42 |
|
TOPLAM |
52 |
Tablo.2
4-Tablo 2 verileri de Büyükşehir sınırları içerisinde söz konusu durumla paralellik göstermektedir.Depremsellik ve zemin koşulları açısından dikkatlice incelenmesi gereken İnegöl,Yenişehir,Karacabey,Kemalpaşa,İznik,Orhangazi gibi birçok yerleşim merkezinde de yapılan yüzlerce zemin etüt çalışmaları neredeyse jeofizik veri içermemektedir.Örneklemek gerekirse 17 ağustos depreminde yıkım ve can kayıplarının söz konusu olduğu Mudanya ve Güzelyalı gibi yerleşim alanlarında jeofizik veri üretilmeden yapılaşmaya gidilmesi ilginçtir.Bir diğer örnek Bursa’nın en büyük ilçesi olan İnegöl de söz konusudur.İnegöl de özellikle 2004 yıllarına kadar jeofizik çalışmalarla desteklenen zemin araştırmaları kat arttırılmasına gidilmesine karşın yapılmamaktadır.
5-2000 yılından itibaren Jeofizik Sismik Cihaz ekipmanlarına sahip olmasına rağmen Jeofizik Mühendisi bulunmayan Bursa Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne gelen İmar planına esas ve parsel bazındaki zemin araştırma çalışmaları jeofizik veriler içermeden hazırlanmakta ve onaylanmaktadır. 2007 yılı içerisinde hiçbir çalışma söz konusu olmayıp 2008 yılı içerisinde birkaç adetle sınırlıdır.
Gelişmiş tüm çağdaş ülkelerde yer altı kaynaklarından,tarihi mirastan, zeminden depreme kadar yarattığı katma değerlerle hayatın bir parçası olan jeofizik faaliyetlere kullandığı üst düzey teknolojilere karşın ‘Özde Avrupa kentine ulaşma’ hedefinde olan kentimizde yönetmelik ve genelgelere karşın adeta yer verilmemesi düşündürücüdür.
3.SONUÇ
Marmara Denizi ve bölgemizde oluşacak depremlerin oluşturacağı ekonomik ve sosyal sonuçlarının yeterince dikkate alındığını söylemek doğru değildir.Depremin gününün, saatinin, büyüklüğünün, yönünün bilinmesini sağlayan bir yöntem henüz geliştirilmemiştir.Ancak potansiyel deprem tehlikeleri bilinebilmektedir.Bölgemizde bu tehlike hatları üzerinde ve çevresinde olup ülkemizin bir çok bölgesinde olduğu gibi tarım arazilerinin üzerine işyerleri, konutlar ve sanayi tesisleri inşa edilmiş ve edilmektedir.
Yer seçiminde, zeminde ve yapılaşmada tüm mühendislik disiplinlerinin birlikteliği, kontrol mekanizmasının çok iyi çalıştığı,yasaların ve yönetmeliklerin dikkatle ve titizlikle uygulandığı bir süreçte can ve mal kayıplarının en aza indirileceği bir gerçektir.İnsan yaşamı,can ve mal güvenliği açısından son derece önemli olan depreme dayanıklı yapılaşmalarda yasalar ve yönetmelikler bazında tüm yöneticiler bir an önce bilimden ve halktan yana tavır almalıdırlar.
Bu nedenle,
1-Yapılması gereken hazırlıklı olmak, riskleri öğrenerek bunlara karşı önlemler almak ve mühendislik çalışmalarını herhangi bir ayrım gözetmeden bir bütünlük içerisinde uygulamaktadır.
2- Emredici plandan, tanımlayıcı plana geçilmelidir.
3-Herhangi bir mühendislik hizmeti almamış olan yapıların söz konusu olduğu bölgelerde kent yenileme projeleri hayata geçirilmelidir.
4-Deprem yaratan zonlar üzerinde yer alan yerleşimlere ait imar planları yeniden gözden geçirilerek sismik mikrobölgeleme çalışmalarıyla yenilenmelidir.
5-Yapı inşaa edilecek alanlarda jeolojik, jeofizik ve jeoteknik etütler herhangi bir meslek ayrımcılığına gidilmeden titizlikle yapılmalıdır.
Kaynaklar
1.Keçeli,A.,1999. Deprem Hasarlarını En Aza İndirmek İçin Jeofizik Mühendisliği Zemin Etüdü İlkeleri
|