
cengiz aykol İnşaat Teknikerleri Mesaj Sayısı: 13
|
Merhaba Arkadaşlar,
1991 Yılında mezun oldum.Güneş tam tepedeyken,her yeri karanlık görecek kadar,işsizliği iliklerime kadar yaşadım.Öz güvenimi kaybetmemek ve kendimi geliştirmek için,elemana ihtiyacı olmayan bir şirkette üçretsiz bir yıl çizim yaptım.Yol parası ve yemek bana ait günde 16 saat olmak üzere.1992 de büyük ölçekli bir şirkette,üçretli şantiye hayatım başladı.Şatiyenin 1.5 km ötesindeki ilçeyi 15 gün,ilçenin bağlı olduğu ilide 2 ay sonra gece 2 den sonra görebildim.Günde 20 saat,hafta tatili olmadan,sabahları kahve yiyerek 8 ay,aylık 1 milyon liradan çalıştım.(amele yevmiyesi 50 bin lira) Askerliği aradan çıkartırsam her şeyin daha güzel olacağını düşündüm.Askerliğimide üçretsiz sigortasız,fakat hakkını vererek ,ödüllerle taktir belgeleriyle 19 ay yaptım.Asker dönüşü aynı şirketde çalışmaya başladım.Gece gündüz demeden hep çalıştım.Geceleri ateşler içinde uyanıp ertesi günün iş programını yaptım.Bazı geceler şirketin 14. katındaki lojmanından atlayıp stresden kurtulmak istedim.Stres deriz ya halbuki stresi hiç bilmezmişiz.Hastalıklarımı hep ayakta geçirdim.Patronların kulağına gitmesin istedim.Şirket için değil kendim için çalıştım.Benim altından kalkamayacağım iş olmamalıydı.başarmak için hep dua ettim.İki ayda birde olsa geceleri şehre gezmeye giderdim.Üzerimde çevrenin baskısını hissederdim.Yürürken tökezlerdim.Yürüyüşümle beraber espirilerimide kaybetmiştim.Bu işe senelerini vermiş bir çok insanla konuştum.İşten ayrıldım.Tekstil şirketinde işe başladım.Kalite kontrolcü olacaktım.Bir işin işciliğini bilmeden ustalığına soyunmamak lazım dediler,bel fıtığı oldum.Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum şarkılarıyla 2 ay çalıştım.Önceki çalıştığım işe geri döndüm.Bir başka şehirdeki şantiyede işe başladım.Artık saha şefiydim.Teşekkür beklerken,bu şantiyede işinin hakkını veren yok cümlelerine muhatap oldum.O işde bitti başka bir şehirde başka bir şantiyeye gittim.Orasıda bitti Oradan başka bir şehir başka bir şantiye.Her şantiyede yeni bir mücadele,size yetki vermiyorlar,yetkiyi siz alıyorsunuz.Burada üst yapı sorumlusuydum.Her şantiyede olduğu gibi gündüzleri sahadaydık,akşamları metraj gibi hakediş gibi büro işleri,geceleride beton başında.1998 de bu şantiyedeyken evlendim.Düğünümde en çok takıyı şirket takmıştı.Şahısları adına patronlarımda takı taktılar.Yeni evli olmama rağmen eve gece 12 den önce hiç gitmedim.Pardon bir kere gitmiştim.Eşim misafir geleceğini söylemişti o gün saat 21 de gitmiştim,şirket 21.30 da araba gönderip beni geri çağırmıştı.Evliliğimizin ilk yılında hiç tatilim olmadı.Hatta bir pazar günü nüfus sayımı dolayısıyla sokağa çıkma yasağı vardı,o günde şirket jandarmadan izin almıştı biz yine çalışmıştık.Maaşım iyiydi(halen devam eden arkadaşlarım 2000$ alıyormuş)Hatta anlaşmamızda olmamasına rağmen ödediğim ev kirasını bana toplu olarak ödediler.Maaş dışında açıktan ödemelerin yanında seyehat gibi sağlık gibi yemek gibi birçok özel harcamalarımızda şirket tarafından karşılanıyordu.Bir gece evdeyken şirketten aradılar,yarın şu şehirde yeni bir şantiyede olacaksın dediler.Telefonu kapattırdım,elektrik su gibi faturaları ödedim,eşimi annesinin yanına bıraktım,evin taşınmasıyla babam ilgilendi,bende yeni şantiyeye gittim.Yeni iş 1000 konut teslim süresi 8 ay dı.Eşimin hamileliği problemliydi.Doktor bebeğinde problemli olacağını söylemişti.Bulunduğum yerde hastane yoktu.Sadece SSKnın dispanseri vardı.Evliliğimiz artık ayrı şehirlerde sürecekti.Günler geçiyordu.İş çok hızlıydı.Şantiyede 2 beton santralı vardı beton yetişmiyordu dışarıdan da beton alıyorduk.Denetimi Almanlar yapıyordu.Patronlar dahil bir çok yeni şeyler öğreniyorduk.Bu şantiyede makam mevki konusunda nerede olduğumu anlayamamıştım.Deneyimimi ve bilgisi benden az olmasına rağmen şefim bir mimardı.Yeniden başa dönmüştük.Sizin defalarca yaptığınız bir uygulama için Amerika’yı yeniden keşfediyorduk.Sizin geçtiginiz süreçten şefinizle beraber yeniden geçmeniz gerekiyordu.Yani deneyimi sizin yaşamanız yetmiyor,aynı deneyimi şefinizinde yaşaması gerekiyor.Üstelik ilk şantiyemde yaşadıklarımı baştan yaşıyorum,binanın tepesinden beni ıslıkla çağırıyor...Ailevi problemler yetmiyormuş gibi zaten kan beynime çıkmış.Neyse bayram yaklaşıyor,gerçi izin verip vermiyecekleri belli değil.Arefe günü 3 gün izin verdiklerini söylediler.Fakat para gelmemiş.Para geldi otobüs yok.3günüm yolda geçti.Eşimi annesinden aldım anneme bıraktım şirkete geri döndüm.Patronla konuşmak istiyorum.Beni memleketime yakın bir şantiyeye gönder diyeceğim.İşin ortasında canım cicimli konuşan patron burada beni görünce yolunu değiştiriyor…Ve işten ayrıldım.Eşim doğum yaptı.Bebeğin kanının değiştirilmesi gerekti,üniversite hastanesine sevk edildi.Yıllardır babamın emek verdiği hastane bize ambulans vermedi vs. vs.2001 den buyana hasbel kader bakkallık yapıyorum…Umarım yaşadıklarımdan faydalanırsınız.
“Tekniker ara elemandır”Türkiye’ye özgü bir yaklaşımdır.İnşaat Teknikerinin Avrupa’daki versiyonu “Uygulama Mühendisidir.”2 yıllık eğitim yüksek okullarının 4 yıla çıkartıldığı gibi meslek yüksek okullarıda 4 yıla çıkartılmalı ünvanlarıda arada kalmamalıdır.
|